11 Mart 2013 elif

Safkan Yazılım Hack the Hackathon’daydı

Kaynak https://twitter.com/Netmera/status/310346784394317826/photo/1

Geçen hafta sonu Bahçeşehir Üniversitesi’nin Karaköy’deki binasında “Hack the Hackathon” vardı. Yani gittik Cuma akşamı Pazar akşamı öğleden sonraya kadar bir proje üzerinde çalıştık.

Akşam altı gibi başladı. Cuma akşamı Orhan, Yaşar, ben gittik. Açılış konuşmalarını dinledik. Microsoft ile Netmera sponsor olmuşlar. Microsoft “Windows 8 uygulaması yapın”, Netmera da “Backend’de bizim bulutu kullanın” dedi. Microsoft etkinliğe 5 Windows 8 telefonu getirmiş. Danışmanlık için de taa Finlandiya’dan Nokia’dan yazılımcı getirmiş. Arkasından fikirleri olanlar çıkıp anlattılar. Biz de anlatılan fikirlerin bir ortalamasını alıp ‘resim çekip lokasyon bilgisi ile resmi çeşitli yerlere yollayan bir uygulama yazalım’ dedik. Şöyle fikrin evrilişini anlatayım. Arada Ahmet Alpat‘a bizim fikrimiz yok deyince o da şu fikri verdi: “Etrafta tarihi eserlere harap edilebiliyor. Veya çöpler olmadık yere dökülüyor. Resim çekip lokasyon bilgisi ile bunları Beyaz Masa’ya gönderen bir uygulama yapın.” Biz “Bu biraz basit yahu” diye bir miktar küçümsedikten sonra aklımıza benzer şeyi trafik ihlalleri için yapmak istediğimiz geldi. Arkasından proje fikirlerini dinlediğimizde başka biri yaralı hayvanlar için resim ve lokasyon bilgisini alıp Twitter’dan yayınlayan bir uygulama fikrinden bahsetti. Hayvanseverler bu twitter hesabını takip edip yakınlardaysalar gidip o hayvana yardım edebilirler. Bunu da duyunca dedik ki olay resim, lokasyon ve duyurma. Biz bunu yapalım. Trafik’in bir web formu var. Oraya da gönderecek şekilde yaparız. Hatta fikirler anlatılırken biz de şunu yapmak istiyoruz deyince kalabalıktan biri uygulamamıza ismini de verdi: Gammaz.

Akşam ayrıldık. Cumartesi öğlen gibi tekrar gittik. Etkinliğin olduğu kat güzeldi. Camlarla ayrılmış büyük odalar var. Burası BUG – Bahçeşehir Üniversitesi Game Lab. İki oda doluydu bayağı. Biz de bir masanın ucuna konuçlandık. Uygulama için backend olmasın. ‘Vaktimiz kalırsa yaparız’ dedik. “Resim çekme ve Facebook ile Twitter üzerinden yayınlama olsun önce Beyaz Masa ve Trafik’e göndermeye de bakarız” dedik. Ordaki captcha işini düşünmek gerekiyor falan. Orhan ve Yaşar resim çekme işine baktı. Ben Facebook entegrasyonuna baktım. Facebook entegrasyonu bayağı uğraştırdı. Orhan tablette gözüken siyah bir kareye taktı. Gece 12-1’e kadar kaldık çalıştık. O kadar da basit değilmiş. :) Ertesi günü gene öğlene doğru geldik. Yaşar arayüzü toparladı. Ben Facebook’u sonunda çalıştırdım. Orhan Twitter’dan yayınlamaya baktı. Ekranda Maps yüzünden çıkan siyah kare için de Hackathon’un Android danışmanı Murat Yener’den yardım istedi. Murat da uğraştı bayağı. Ama siyah kareden kurtulamadık. Bu arada etkinlik boyunca arada insanlar yanımıza geldi muhabbet ettik. Güzel oldu. İnternetten ve Hackerspace listesinden ismen bildiğim birkaç kişiyi cismen görmüş ve tanışmış oldum.

Etkinlik sunumları 19:00 gibi başladı.Sunumların başında bir BUG sunumu izledik. Açıkçası biraz sıkıldım. Müdürlere hazırlanmış bir sunum gibiydi. Güzel sunumlar vardı. 3-4 tane Android veya kimlikle kapı açma uygulaması vardı. Bunların iki tanesi Base Istanbul‘dan iki ekipti. Etkinlik üzerinden resim paylaştırma uygulaması vardı, Pools. Sosyal medya üzerinden dizi yorumlarının paylaşılabileceği bir uygulama vardı. IstanbulIst diye Google Transport’un İstanbul için olanını yapan bir uygulama vardı. Sıkı probleme saldırmışlar. Araç içinden video ve hızı çeken bir uygulama vardı. Detaylı bilgilere #HTHIST hash’li tweet’lerden ulaşabilirsiniz: https://twitter.com/search?q=%23HTHIST&src=hash

Sunumlardan sonra jüri kapanıp ödüllere karar verdi. Netmera kura çekti. Sanırım kendi çözümlerini kullanan geliştiriciler arasından çekti ama emin değilim. Microsoft tek Windows 8 uygulaması yapan ekibe verdi ödülünü. Aslında biraz komik oldu. Çünkü projelerin arasından sönük projelerden biriydi. Microsoft’un ödülü Windows 8 uygulaması yapan birine vermesi tabi mantıklı. Ama bence bunun Hackathon’un başından belirtilmesi gerekiyordu. Belki o zaman ekiplerin yarısı Windows 8 uygulaması yazacaktı. Ve yazmasalar bile herkes bilecekti ve bu komik durum oluşmayacaktı.

Ödül alan proje sönük proje idi diyorum ama öte yandan şöyle de bir durum vardı. Sunumu yapılan projelerin 2 günlük bir emeğin sonucu olmadığı çok belliydi. Aslında birçok geliştirici halihazırda çalışmakta olduğu projeyi getirmiş belki orda 1-2 gün daha uğraşmış ve sonra da sunumunu yapmış. Hackathon’un esprisi biraz etkinliğin orda başlaması hatta ekiplerin orda oluşması. Diğer hackathonlarda bu, etkinlik konusunun veya verisinin veya API’nin etkinlik başlangıcında belli olması ile doğal olarak sağlanıyor. O açıdan eksiklik vardı. Ödül alan proje Hackathon’da başlamış bir proje olduğu anlaşılıyordu. Sönük kalmasının nedeni buydu diye düşünüyorum. Bizim proje de sönük kaldı aslında ama Yaşar şahane bir sunumla arayı kapattı.

Veri eksikliğini Hackathon’u organize eden şirketten Hack The Hackathon‘cular etkinliğin başında da söylediler. “Veri ile ilgili yetkili yerlerle problemimiz oldu” dediler. Eylül’de tekrar geldiklerinde veri ile geleceklermiş. İlgi olup olmayacağı teredüttü de varmış anladığım kadarıyla. Istanbul’un böyle etkinliklere hazır olduğunu görmüş olduk dediler etkinlik sonunda.

İyiydi hoştu. İlgi iyiydi dediğim gibi. Eksiklikler vardı. Toplamda benim için güzel bir etkinlik oldu. İnternetten okuyup durduğum Hackathon neymiş denemiş olduk.

Etknlik fotoları için Hack the Hackathon Istanbul resimleri.

Yorum bırakın